Already a subscriber? - Login here
Not yet a subscriber? - Subscribe here

Displaying: 1-6 of 6 documents


1. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Uluğ Nutku Leibniz’in Monadlar Teorisinin Tarihsel Önemi
view |  rights & permissions | cited by
2. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Ahmet İnam Ahlâk ve İçtenlik
view |  rights & permissions | cited by
3. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Kurtul Gülenç Edmund Husserl’de ‘Başkasının Beni’ Sorunu ve İntersubjektivite Kavramı
abstract | view |  rights & permissions | cited by
İnsan, kendi özvarlığını ancak toplumda gerçekleştirebilmektedir, bundan dolayı bütün gerçekliğini ancak başkalarıyla birlikte kazanan bir canlı varlıktır. Bu öz-nitelik birçok tartışmayı beraberinde getirmektedir. Tartışma konuları arasında en önemli problemlerden biri bir arada yaşama problemidir. Bu problemin felsefi açıdan soruşturulabilmesinin yollarından başlıca olanı başkasının ben’i meselesini ele almaktır. ‘Başkası’ sorunu temelde modern felsefe ile yükselen bir bilgi sorunudur. Bu sorun özellikle ‘başka zihinler’ ya da ‘başkasının beni’ sorunu olarak belirir: ‘Başkasının beni’ni nasıl bilebiliriz? Bu çerçevede yazının amacı, felsefi açıdan insanlar arası ilişkilerin temelini, başka bir ifadeyle başkasının beni’nin bilgisinin nasıl mümkün olabileceğini incelemek ve söz konusu inceleme ekseninde bir arada yaşama problemi açısından önemli bir kavram olan ‘intersubjektivite’ kavramını açıklamaktır. Yapılacak olan bu araştırma, 20. yüzyılın en önemli filozoflarından Edmund Husserl’in fenomenolojik yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirilecektir.Human being can realize his/her self-existence only within society; hence it is a living entity which acquires all its reality together with others. This attribution brings along numerous discussions. Amongst these discussions one of the most important problems is the problem of co-existence. The main way, among others, of inquiring this problem in terms of philosophy is to examine the issue of the self of other. The problem of ‘other’ is fundamentally a problem of knowledge which rose with modern philosophy. This problem particularly appears as the problem of ‘other minds’ or ‘the self of other’: How can we know ‘the self of other’? Within this framework, the purpose of the article is to examine the basis of relations between humans, in other words how the knowledge of the self of other could be possible and to explain the concept of ‘intersubjectivity’ which is an important notion with regard to the problem of co-existence in the axis of this examination. The study will be carried out within the scope of phenomenological approach of Edmund Husserl, one of the most significant philosophers of 20th century.
4. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Nihal Petek Boyacı Platon’un İdeal Toplum Modelinde Köleler/Kölelik
abstract | view |  rights & permissions | cited by
Bu çalışmada Platon’un Politeia ve Nomoi diyalogları göz önünde bulundurularak, düşünürün ideal toplum yapısı içinde kölelere/köleliğe vermiş olduğu yer açıklığa kavuşturulmaya çalışılacaktır. Düşünür Politeia diyaloğunda kölelerden neredeyse hiç bahsetmezken, Nomoi’da onlarla ilgili önemli düzenlemeler yapmaktadır. Bu açıklama, (Politeia’da en iyi polis olarak anlatılan) kallipolis’te kölelerin/köleliğin var olmadığını gösterirken, ikinci en iyi polisi anlatan Nomoi’da kölelere/köleliğetoplumda yer verdiğini ve böylece geleneksel anlayışı sürdürdüğüne işaret eder. Bu makalede de Platon’un bu iki diyaloğu da göz önünde bulundurularak, onun toplum anlayışı içinde kölelere/köleliğe yer verip vermediği, yer veriyorsa kölelerin kallipolis içinde hangi sınıfta konumlandırdığı sorgulanacaktır. Bir başka deyişle, Nomoi diyaloğunda kölelere ilişkin dile getirilen açıklamalardan ve Politeia’da satır aralarındaki kölelere ilişkin bazı söylemlerden yola çıkılarak kallipoliste kölelerin var olup, varsa da ideal poliste ne şekilde yer alabilecekleri, ontolojik olarak hangi sınıfa dahil edilebilecekleri incelenecektir.In this article, considering the dialogues called Politeia and Nomoi, Plato’s idea on the position of slaves/slavery in the ideal society will be clarified. While the thinker mentions hardly any argument on slaves in the Politeia; he makes significant arrangements about them in the Nomoi. This explanation indicates that he gives the slaves a position in the society in Nomoi which dialogue is about the second best polis and in this way he maintains the traditional idea of slavery, while in the kallipolis (which is mentioned as the best polis in the Politeia) there is no slaves/slavery. In this research, considering the Plato’s these two dialogues, it will be argued that whether he gives a room the slaves/slavery in his concept of society or not; if so, which class in the kallipolis slaves are positioned. In other words, on the basis of the explanation about the slaves in Nomoi and of the some statements about the slaves between the lines in the Politeia, it will be examined that if the slaves have some positions in the kallipolis or not; if so, how they can appear in the ideal polis and which class they are included ontologically.
5. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Gülten Karahan Okuroğlu, Nefise Bahçecik, Şule Ecevit Alpar Felsefe ve Hemşirelik Etiği
abstract | view |  rights & permissions | cited by
Felsefe, gerçekliğin doğasını sistematik düşünme yolu ile anlamak isteyen insanın bir etkinliği olarak tanımlanabilir. Ahlak felsefesi ya da etik insan eylemlerini ve bu eylemlerin dayandığı ilkeleri konu edinen felsefe dalıdır. Etik “yanlış”ı“doğru”dan ayırabilmek amacıyla “ahlak” kavramının doğasını anlamaya çalışır. Hemşirelik kuram, uygulama ve araştırmayı felsefe ile ilişkili olarak ele alan bilimsel bir sağlık disiplinidir. Hemşire, bakıma ihtiyacı olan bireye hizmet sunarken, bireyi değerleri, inanç ve tutumları, eylem ve davranışları ile bir bütün olarak görmeli ve onun üst düzey hizmet alma hakkına sahip olduğuna inanmalıdır. Bu inanç hemşirelik bakımının etik zorunluluğudur. Bu makalede “etik” ve “felsefe” kavramları hemşirelik etiği ve hemşirelik felsefesi çerçevesinde incelenmiştir.Philosophy could be defined as a way of systematic thinking of human beings who try to understand nature of reality. The philosophy of morality or ethics is a branch of philosophy that examines human actions and the principles behind these actions. Ethics tries to understand the nature of the “morality” in order to distinguish “right” from “wrong”. Nursing is a scientific health discipline which considers theory, practice, and research in relation to philosophy. Nurse should evaluate the individual as a whole consisting of values, beliefs, attitudes, acts, and behaviors and should believe in his/her right to receive high level care while providing services for an individual who needs care. This belief is the ethical obligation of nursing care. In this article, the concepts of “ethics” and “philosophy” are examined in the context of nursing ethics and philosophy of nursing.
6. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 1 > Issue: 1
Senem Önal Kartezyen Özne ve Kantçı Öznenin Heidegger’de Anlamı: Dünyasallık
abstract | view |  rights & permissions | cited by
Heidegger’e göre varlık, var-olmakla anlaşılabilendir. Var-olma davranışı ya da var-oluş, insanın bütünsel yapısını ifade eder. O, var olanları kuramsal olarak anlamaktan çok, dünya-ile-birlikte-var oluşunda anlar. Bu yüzden Heidegger insanı, Descartes ve Kant’ın cogito’yla var oluşa getirdiği ayrıma karşı, dünyasallık bağlamında anlar.To Heidegger, being is understandable with be-ing. The comportment of be-ing or existing means a whole structure of human being. He understands beings as in his being with-in-the-world rather than theoretical understanding. Thus, Heidegger understands human being in the context of worldliness contrary to the difference between cogito and being by Descartes and Kant.