Already a subscriber? - Login here
Not yet a subscriber? - Subscribe here

Displaying: 1-6 of 6 documents


1. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Thom Brooks Hegel and The Problem of Poverty
view |  rights & permissions | cited by
2. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Şafak Ural Newtoncu Bilim Anlayışı
view |  rights & permissions | cited by
3. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Cem Kamözüt On Yedinci Yüzyıl Bilim Devriminin Hazırlayıcısı Olarak Mediciler ve Michelangelo
abstract | view |  rights & permissions | cited by
Galileo'nun öncülük ettiği bilimsel devrimde kilit rol oynayan bazı düşünceler Rönesans ile ortaya çıkmıştır. Medici ailesinin bilinçli çabaları sonucu yaşanan Antik Yunan'ın yeniden keşfi süreci, Michelangelo'nun çabalarıyla başlamış ve Galileo ile sürmüştür. Bu çalışmada hem Michelangelo'nun hem de Galileo'nun konularına Platonist bir tavırla yaklaştıklarını ve Medicilerin desteğinin tüm bu devrim boyunca yaşamsal olduğunu göstermeye çalıştım.Some of the ideas that played a crucial role during The Scientific Revolution which Galileo led emerged during Renaissance. The process of rediscovery of Ancient Greek started with Michelangelo and proceeds with Galileo, with the conscious efforts of Medici family. In this paper I tried to show that both Michelangelo and Galileo had a Platonist attitude towards their subject matter and that the support of Medici family was vital throughout this revolution.
4. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Funda Neslioğlu-Serin Tamamlanmamış Bir Proje Olarak Viyana Çevresi Felsefesi: Düşünsel - Tarihsel Bir Arkaplan Soruşturması
abstract | view |  rights & permissions | cited by
Viyana Çevresi, sunduğu program ve felsefe-bilim ilişkisine dair görüşleriyle 20. yüzyıl felsefesinin kurucu unsurlarından biridir. Viyana Çevresi felsefesini tarihsel bağlamından bağımsız olarak, mantıkçı olguculuk ve benzeri birtakım kavramlarla sınırlı anlama girişimleri, çevrenin gerçekte nasıl bir program önerdiğinin kavranmasını güçleştirmiştir. Hatta bu tür girişimler, Viyana Çevresinin metafiziğe ilişkin savlarından da yola çıkarak, çevrenin programının, toplumsal ve insani olanı dışlayıcı bir öze sahip olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olmuştur. Bu yazıda, Viyana Çevresinin bilim ve felsefeye dair sunduğu programın, günümüz felsefesinin biçimlenmesinde etkin bir rol oynadığı, bu rolün de sanılanın aksine Viyana Çevresinin toplumsal konulara ilişkin ortaya koyduğu tezlerden de kaynaklandığı, tarihsel ve düşünsel bir arkaplan soruşturmasıyla gösterilmeye çalışılacaktır.With its considerations on the relations between science and philosophy and its declared program, Vienna Circle is one of the constitutive elements of the twentieth century philosophy. Attempts to understand the Circle limited with some expressions like logical positivism, regardless of its historical context, have led to some difficulties about the real nature of its program. Such attempts, moreover, have adduced from the thoughts of the Vienna Circle on metaphysics that the program of the Circle, in essence, was hostile to anything that is social and human. In this paper, through a historical and intellectual background inquiry it is tried to put that the declared program of Vienna Circle about science and philosophy has played a crucial role for the formation of the philosophy today, and unlike as one may think, this role can only be conceived fully if one respects the theses of the Circle about the social problems properly.
5. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Türkan Fırıncı Orman Jacques Derrida Düşüncesinde “Dil”
abstract | view |  rights & permissions | cited by
20. Yüzyıl dil felsefesinin önemli filozoflarından olan Jacques Derrida, varlık ile dil felsefesi bağlamında önerdiği yeni kavramlarla fenomenoloji, dilbilim, psikanaliz ve yapısalcılığa yönelik ve temelde ise Batı Metafiziği'ni hedef alan eleştirel bir düşünce izlemiştir. Bu çalışmada, post-yapısalcı ya da postmodern dil anlayışı çerçevesinde Derrida'nın dil felsefesi ile ilgili öne sürdüğü düşünceleri, kullandığı bazı temel kavramlar tanıtılarak konu edilmektedir. Ancak Derrida'nın kullandığı kavramların, hemen her yazısında değiştiği ve bu kavramları sistemli bir biçimde çözümleme girişiminin başarısızlığa uğrayabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle Derrida'nın dil anlayışı, genel hatlarıyla bazı erken, geç ve son dönem yazıları temelinde belirlenmeye çalışılmaktadır.Jacques Derrida, one of the most important philosophers of 20th century, had a critical approach on Phenomenology, Linguistics, Psychoanalysis, Structuralism and Western Philosophy by introducing new concepts within ontology and philosophy of language. In this paper, Derrida's language understanding is discussed in the scope of Post-structural or Postmodern language by focusing on some of his basic concepts. Since these concepts are not univocal in his Works, an effort of a systemathic analysis of such ambiguous terms could be a failure. Thus, preferably Derrida's language view is debated generally on the basis of his first, following and the latest period Works.
6. Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy: Volume > 2 > Issue: 1
Argun Abrek Canbolat A Brief Study on Qualia Epiphenomenalism
abstract | view |  rights & permissions | cited by
This work constitutes a discussion related to qualia epiphenomenalism, which is the view that qualia do not affect anything, but that they can be affected. After presenting contemporary debates on the issue, it is argued that qualia epiphenomenalism is untenable as a result of some epistemic problems, and a version of an epistemic argument that can be referred to as the intentionality-based epistemic argument is represented and defended.Bu çalışma, qualianın hiçbir şeyi etkileyemeyeceğini fakat kendisinin etkilenebilir olduğunu savunan qualia epifenomenalizmi üzerine tartışmaları içermektedir. Bu konudaki güncel tartışmalar sunulduktan sonra, birtakım epistemik sorunlar nedeniyle qualia epifenomenalizminin savunulabilir olmadığı belirtilmektedir. Bu yapılırken hakkındalığa dayanan epistemik argüman olarak adlandırılabilecek bir çeşit epistemik argüman aktarılmakta ve savunulmaktadır.